Paranın hiç bir işe yaramadığını göreceksiniz!

Fotoğraf

Gün gecmiyor ki ülkemde rant-para uğruna çevre ve doğa katliamı olmasın. Kaz Dağları ve Salda Golü Projeleri bunun son örnekleri ve herkes haklı olarak ayakta.

Kanadalılar, 100 milyon dolarlık bir yatırım ile siyanürle altın çıkararak 4 milyar dolar para kazansınlar diye Kaz Dağlarında 190 bin ağacı keserek Egenin Oksijen deposunu katlettiler,
Türkiye’ nin Maldivler’i Salda Gölü’nü Millet Bahçesi Projesiyle yok edecekler. İzmir’in 3.derece sit alanı ilan edilen güzelim Şirince’nin şirinliğine göz koydular. Oraya da Jeotermal Enerji Santrali yapma girişimleri var. 
Şimdi de Eskişehir’de 31 bin hektarlık bir alanda manyezit, nikel, demir madeni arama ve kırma alanı için ÇED Olumlu Kararı verdi ve yüzbinlerce ağaç katledilecek.

 
Doğayı yok sayan, bize nefes almayı dahi çok gören, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceklerini yok eden, her şeye para ve rant gözüyle bakan anlayışı isyan etmemek mümkün değil ve Ne yazık ki AKP iktidarı,TOPRAĞIN ÜSTÜNÜN TOPRAGIN ALTINDAN DAHA DEĞERLİ OLDUĞUNU bir türlü anlayamadı/anlamak istemiyorlar.

HER ŞEY PARA MI ?Paranın zamanı geldiğinde hiç bir işe yaramadığının görüleceği ( 15 en fazla 30 sene sonra) bir dünya çok uzak değil. Bunu Kızılderililer yıllar önce aşağıdaki atasözüyle görmüşler ama ne yazık ki bizimkiler görememiş.

Son ağaç kesildiğinde, son dere kuruduğunda, son balık tutulduğunda paranın hiç bir işe yaramadığını göreceksin…”

 

Unutulmamalıdır ki; Sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir tarım geleceğin en önemli meselesi.

               

                                                         ******

 

MB, birkaç gün önce  2019’da enflasyon tahminini % 13.9’a, % 16 olan gıda enflasyon tahminini % 15 olarak revize etti. 
1-Ben enflasyon ve gıda enflasyonun bu oranda olduğuna/olacağına inanmıyorum. Rakamlarla oynuyorlar, manipüle ediyorlar. Çünkü, kasapta, çarşı-manavda fiyatlar böyle değil. Örnek mi ? Büyük şehirlerde bir yılda, kıyma fiyatları % 26; kuşbaşı et fiyatlar % 44 artmış ( Kaynak EBK-Et Balık Kurumu )
Sebze-meyve fiyatları mevsim gereği düşse de hala yüksek. 
2-Bir kere devletin TARIM ve HAYVANCILIKTA PLANLAMA YOK ( Devletin ) . Et ihraç eden ülke durumundan ET ITHAL EDEN ÜLKEhaline gelmemiz ve yukarda örnek verdigim et fiyatlarındaki bir yıldaki yüksek fiyat artışları bunun en somut örneği.
Devletin Tarımsal Ürünlerde bir Planlamasının olmaması nedeniyle, para kazanmayan çiftçi ürün ekim değişikliğine gidiyor.Bu durum da bazı tarımsal ürünlerde fazlalığa, bazılarında eksikliğe neden oluyor, bu da çiftçinin zarar etmesine, tüketicilerin de sebze ve meyveyi yüksek fiyattan almasına neden oluyor. 

Gıda ürünlerinde düşük enflasyon ancak ve ancak ( ÇÖZÜM ) Devlet tarafından Tarımsal Ürünlerin ekim/ üretim planlaması’nın yapılması, yine sürdürülebilir ve kalıcı çözümleri içeren bir ULUSAL TARIM POLİTİKASI ile mümkündür.

UNUTULMAMALIDIR Kİ; 
İklim değişikliği nedeniyle GELECEKTE EN BÜYÜK TEHDİT AÇLIK ve SUSUZLUK. Bu nedenledir TARIM ve SU YÖNETİMİ ÇOK ÖNEMLİ.
GELECEKTE TARIMDA SÖZ SAHİBİ ve GÜÇLÜ ÜLKELER DÜNYADA SÖZ SAHİBİ OLACAK…

                                                        *****

 
-Siyasal özgürlüklerin, demokrasi ve hukukun egemen olmadığı, 
-Kuvvetler ayrılığının olmadığı, tek adamda toplandığı ve birleştirildiği ( yasama, yürütme, yargı )
-Makroekonomik istikrarın olmadığı, bağımsız olması gereken ekonomi kurumlarının ( Merkez Bankası gibi ) bağımsız olmadığı ve başkanlarının tek kişinin kararıyla  görevden alınıp-atandığı, ekonomi enstrümanlarının uzun soluklu kullanılması yerine günü kurtarmaya yönelik kullanıldığı/ kullanılmak istendiği rejimlerin hüküm sürdüğü ülkeler  ( Merkez Bankası’nın Kara Gün Dostu ve Kefen Parası denilen İhtiyaç Akçesinin hazineye devri gibi. Ki bu kararın  kısa vadede olumlu etkileri olsa da uzun vade de olumsuz etkilerini hep birlikte göreceğiz )
-Jeopolitik güvenliğin yeterli olmadığı ülkeler,

kalkınamazlar, büyüyemezler, uluslararası arenada her alanda sürekli geride kalmaya mahkumdurlar…

Bu kafa ve anlayıştan kurtulmanın yolu: Cumhuriyet’e, demokrasiye ve hukuk devletine inanan, ülkenin Misak-ı Milli kuruluş felsefesine, değerlerine ve evrensel değerlere inanmış unsurların bu paydalarda bir araya gelerek SANDIKTA, daha güzel, daha yaşanır ve geleceğe daha güvenle bakacağımız bir Türkiye’yi inşa etmenin yolunu açmak olmalıdır

Yorum Yapın