Kentlerin geleceği ve stratejik plan

 

Belediyeler şehrin geleceğini yönlendirebilmek üzere iki temel araç kullanır: 1) Şehirdeki konut, sanayi, turizm, ulaşım yeşil alan ve dinlence gibi çeşitli işlevlerin mekân üzerindeki dağılımını ve yerleştirilmesini sağlayan imar planlaması 2) Belediye kurumunun yetki, görev ve sorumlulukları çerçevesinde kentin geleceği ile ilgili kaynak kullanım önceliklerini belirleyen stratejik planlar.

Stratejik Planlar 5393 Sayılı Belediye Kanunu 77. Maddesi uyarınca nüfusu 50 binin üstünde olan belediyelerce yerel seçimlerin ardından altı ay içerisinde hazırlanır.

Stratejik Planlar beş yıllık bir süre için hazırlanır. STRATEJİK PLANLAR O KENTİN GELECEĞİDİR, VİZYONUDUR ve bu nedenle önem arz eder. Buna rağmen Belediyeler, Stratejik Planlarını ya belediye bürokratlarına ya da bir uzmana vererek hazırlatırlar. Geniş anlamda KENT PAYDAŞLARI’ nı sürece dahil etmeyen, BÜTÜNCÜL YÖNETİM anlayışından yoksun, KATILIMCILIK’ı ( Çoğulculuğu ) / *KATILIMCI DEMOKRASİ’yi esas almayan ve bu yolla hazırlanan Stratejik Planların o kenti geleceğe taşıması da elbette düşünülemez .

Stratejik Planların; ilk ayağı kentin şu anki durumudur. Yani NEREDEYİZ ? i ortaya koymaktır. İkinci ayağı ise ‘KENT VİZYONU’nu ortaya koymaktır.

Stratejik Planlar; halkın, mahalle yaşayanlarının beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamalıdr. Bunun için de Yerel Yönetimler her mahalle yaşayanları ile toplantılar düzenlenmeli , onların beklenti ve ihtiyaçlarını tespit etmeli ve bunları Stratejik Plana dahil etmelidir. Yani Stratejik Planlar halkına soran, ona danışan ve onun beklentilerini esas alan bir belediyecilik anlayışını esas almalıdır.

Stratejik Plan hazırlanırkan;

1- Öncelikli yapılması gereken ‘KATILIMCI ENVANTERİNİ’ çıkarmak olmalıdır. Katılımcı envanterinde Mahalle Yaşayanları, STK’lar, Odalar, Kent Konseyi, Belediye Görevlileri, Seçilmiş Meclis Üyeleri, Akademisyenler, Mesleki Konuda Uzmanlar, Spor Kulüpleri Temsilcileri , Sendikalar ( işçi, memur ), Muhtarlar, Kentin Sosyal Aktörleri ve Kanaat Önderleri vs olmalıdır.

2- Kentin mutlaka hedefleri ve vizyonu Stratejik Plana konulmalıdır. Kültür, Sanat ve Spor kentimi olmak isteniyor ? ‘Kırsal Kalkınma Hedefleri ‘ doğrultusunda Tarım ve Tarım Dayalı Sanayi Kenti olmak mı , Kentlerdeki İnsani Gelişmişlik Sıralamasında nerede olmak isteniyor, Üniversite Kenti mi olmak isteniyor ? Veya hepsi birden mi hedefleniyor gibi.

Stratejik Planda mutlaka **’KATILIMCI BÜTÇE’ esas alınmalıdır. Katılımcı Bütçenin en büyük faydası yerel yöneticiler, halk tarafından (haksız eleştiri ve karalamalara uğramadan) daha sağlıklı ve iyi tanınmanın yararlarını görürler. Yurttaşlar, siyasetçiler ve yöneticiler arasında bir güven ortamı oluşmasına ve sosyal adaletin sağlanmasına yardımcı olur..

Katılımcı Demokrasi ve Katılımcı Bütçe; Porto Alegre ( Brezilya ), Montevideo (Uruguay), Villa El Salvador (Peru), Cordoba (İspanya), Bobigny (Fransa), Pieve (Milan, İtalya), Rhensteinn (Almanya), Manchester, Salford, Harrow (İngiltere), Ottowa (Kanada) olmak üzere yaklaşık 300 kentte uygulanmakta olup ülkemizde de Eskişehir ve Bursa Nilüfer Belediyelerinde de başarılı bir şeklide uygulanmaktadır.

Artık yeni bir şeyler yapmak lazım, yeni bir şeyler söylemek lazım. Günümüz, kadının toplumda daha etkin olabilmesi, ‘kadın erkek eşitliği’ noktasında yerel yönetimlere daha büyük sorumluklar yüklemektedir. Kadının üretime katılması, ev ekonomisinde söz sahibi olması , Kadın kooperatifleri vs. İşte bu nedenledir ki Yerel Yönetimlerin yapacağı Stratejik Plan’da ‘TOPLUMSAL CİNSİYETE DUYARLI BÜTÇE’ ye mutlaka yer verilmelidir.

Tüm bunların yanısıra ‘Dost Belediye’ kapsamında Çocuk, Engelli ve Yaşlı Dostu Belediyecilk ile ilgili sosyal projeler ve fiziki yatırımlar mutlaka bütçelendirilerek Staratejik Planda yer almalıdır.

Yazımı katılımcı ( çoğulcu ) demokrasiyi anlatan çok güzel bir atasözü ile tamamlamak istiyorum. ”En iyi fikir en çok fikirden çıkar”

Bülent SAĞLAM

*KATILIMCI DEMOKRASI

Katılımcı demokrasi; tüm vatandaşların görüşlerini açıklama hakkına sahip olduğu (kamusal alan), kendi yaşamlarını etkileyen çevresel, ekonomik, sosyal veya siyasal tartışmalara doğrudan katılabildiği, yetki ve sorumluluğun yerel ve bölgesel topluluklarda bulunduğu, yalnız ‘zorunlu hallerde’ daha üst yönetim basamaklarına devredildiği bir sistemdir. Katılımcı demokrasinin yönetme felsefesi, yönetişim anlayışı üzerine kurulmuştur. Yönetim yaklaşımı, yöneten / yönetilen üzerine kurulurken; yönetişim anlayışı, aktör sayısını artırıp hiyerarşiyi kaldırmayı hedefler. Yani kent yönetiminde ve politika üretiminde yurttaş etkinliğinin arttırılmasıdır. Seçmenler ve yurttaşların karar süreçlerinde yer alır ve kararları etkiler. ( Kaynak: Gürcan Banger’in Katılımcı Demokrasi ve Katılımcı Bütçe Çalışması )

**KATILIMCI BÜTÇE : Gelecek döneme ait gelir ve gider tahminidir. Diğer bir deyişle gelecek faaliyet dönemi için; beldenin amaçlarına, hedeflerine ve yönetişim politikalarına uygun olarak, yönetişim tarafından hazırlanan gelecek dönem faaliyetlerini ve sonuçlarını parasal ve sayısal olarak ifade eden raporlara katılımcı bütçe denir. Yerel yönetimler, hizmet temelli çalıştıklarından bu bütçe modeli ile halkın katılımını sağlamak mümkündür. ( Kaynak: Gürcan Banger’in Katılımcı Demokrasi ve Katılımcı Bütçe Çalışması )

Yorum Yapın