Kalın: ‘Ağustos şoku etkilerini halen ekonomide hissediyoruz’

AKGİAD’ın genç başkanıyla görüşme yapmak ve ekonomiyi değerlendirmek için derneğin merkezinde Başkan Özkan Kalın ile buluştuk. Genç ve dinamik bir görünüm altında mütevazi bir yaklaşım ile dizayn edilmiş yürekli ve girişimci merkezi hemen içimizde hissederken yine çok mütevazi kısımda Başkan Özkan ile el sıkışarak dev panonun önünde sandalyeye ilişerek, son derece saygın bir yüz ifadesi olan başkan ile konuşmaya başlıyoruz. Girişimci ve genç Başkan Kalın, her sorumuza cömertçe cevaplar vererek konunun hakimiyetiyle cümlelerini kurarak ifade edilen sözleri not alıyoruz.   

Sözümüze derneğin kısa faaliyetlerini alarak başlıyoruz..

Yönetim kurulu başkanı olduğunuz dönemdeki çalışmalarınızdan kısaca söz eder misiniz?

2014 yılında devir aldığım yönetim kurulu başkanlığım süresince,yönetim kurulum ile birlikte elimizin erdiği,gücümüzün yettiğince Akhisar’ımız ve üyelerimiz yararına güzel ve faydalı işler yapmaya çalıştık. İlk önceliğimiz her siyasi partiye eşit mesafede olmaktı. Ankara’ya giderek mecliste grubu bulunan siyasi partilerin Manisa Milletvekillerini makamlarında ziyaret ederek, fikir alış verişlerinde bulunup Akhisar’a nasıl faydalı olabileceğimizi konuştuk. Aynı şekilde, kaymakamımızı, belediye başkanımızı ve siyasi partilerin ilçe başkanlarını ziyaret  edip istişarelerde bulunduk. Hem şahsım hem de yönetim kurulumun  her zaman tek bir amacı oldu; o da AKHİSAR…Yaptığımız aktivitelerden bahsetmek gerekirse; KKTC 2. Cumhur Başkanı Mehmet Ali Talat’ı Akhisar’da ağırladık.Ulusal basında  Akhisar’ın marka şehir olarak bilinirliğini arttırdık hem de KKTC tarihi hakkında geniş bir bilgi sahibi olduk. TÜGİK Başkanı Erkan Güral’ı Akhisar’ımızda ağırlayıp iş adamlarımıza tecrübe paylaşımı yapmalarını sağladık. Depremlerin sık olduğu dönemde değerli bir hoca olan Jeofizik Yüksek Mühendis Dr. Kıvanç Kekovalı’yı Akhisar’a davet ederek halkımızı bilgilendirmek için bir panel düzenledik. Okullarımıza ayakkabı yardımı,öğrencilerimize burs,hasta olan 2 kardeşimize tedavisi için ekonomik destek,ramazan ayında üyelerimize iftar,yerel basınımıza belli dönemlerde birlikte kahvaltı,meme kanseri ve organ bağışı ile ilgili çalışmalar, odalarımızın düzenlediği fuarlara katılım sağladık ve elimizden geldiğince tüm sosyal projelerde yer almaya çalıştık. Bizim için en önemli olan projelerden biri de Akhisar’a üniversite kazandırmak için yaptığımız çalışmalar. Sizlerinden bildiği gibi, AKGİAD uzun zamandır kendi adına bir dergi çıkarmaktadır.Dergimizin 4.sayısını tamamen üniversite yararına çıkartarak reklam gelirini Üniversite derneğine bağılaşdık.Gelirin dışında bu derginin içeriği bizler için çok büyük bir önem taşıyordu.Yönetim kurulumuz ile birlikte içerik için hepimiz işbirliği içinde çalıştık.Üniversite olan ilçeleri gezerek üniversitenin bir şehire bir ilçeye neler kattığını araştırdık.Rektör ve dekanlar ile görüşmeler sağladık dolu dolu ve çok faydalı bir dergi çıkardığımıza inanıyorum.O dönemde üniversite için çok güzel bir sinerji yakalamıştık “AKHİSAR’A İZ BIRAK” kampanyasının en büyük destekçlerinden olduğumuzu düşünüyorum.Keşke o sinerjiyi kaybetmeseydik.2018 yılının son projesi olarak değerli hocalarımızdan PRF.DR Üstün Dökmen’i okuyucuları ve sevenleri Akhisar’da buluşturmaktan büyük mutluluk duyduk.Yani sözün özü bizler elimizden geldiğince Akhisar için çalışmaya devam edeceğiz.

Türkiye ekonomisi için 2018 yılı zor bir yıl oldu. Akhisarlı iş insanları için nasıl geçti?

Bilindiği gibi 2018 yılı tüm Türkiye için çok zor geçti. Dolaysıyla Akhisar içinde zor oldu diyebilirim.Ulu Önder Atatürk’ün söylediği gibi; “Türkiye’mizi layık olduğu seviyeye yükseltebilmek için,mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermeliyiz

2018 yılı son derece kritik dönemlerin yaşandığı bir yıl oldu. 24 Haziran da Cumhuriyet tarihimizin en önemli seçimini yaşadık.Yürütme erkinin yeniden şekillendiği,meclis dışından seçilen bakanlar ve sayısı azaltılan bakanlıklar, TBMM’de millet vekili sayısı 600’e çıkmasıyla  köklü bir değişim oldu. Yüksek katılımla gerçekleşen seçimler Türk halkının demokrasiye olan inancını gösterdi. Ağustos ayında ekonomide yaşadığımız şokun etkilerini maalesef halen hissediyoruz..Ekonomimiz küçülüyor ve bu noktaya nasıl geldiğimizi ve büyümeye nasıl geri döneceğimizi tartışmamız ve tekrar nasıl büyümeye başlayacağımız hakkında yeni hikayeler tasarlamamız gerekiyor. 2018 yılını Türkiye’nin büyüme verileriyle aktarmak gerekirse, Ülkemiz ilk çeyrekte 7,4 büyümüştür.Sanayide 8.7,inşaata 6.7 tarım 5.6,hizmetler sektöründe de 10.5 büyüme görüldüğü tespit edilmiştir.Ocak,Şubat Mart ayını ortalamasında, dolar 3.7, euro 4.5, konut faizleri ise 1.2’ di. 2.Çeyrekte Türkiye 5.2 büyüme göstererek bir öceki döneme göre düşüş göstermiştir.Sanayi 4.5, inşaat 1.0, tarım -2.8,hizmetler sektörü 8.9 olarak gerçekleşmiştir.Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında dolar 4.5, euro 5.5, konut faizleri 1.40 olarak görülmüştür. 3.Çeyrekte Türkiye 1.6 olarak büyük düşüş göstermiştir.Sanayi 0.6,inşaat-5.3,tarım 1.0,hizmetler sektörü 1.5 olarak görülmüştür.Temmuz,Ağustos ve Eylül aylarında dolar 6.2,euro 7.3,Konut faizleri 1.9 olarak görülmüştür. Türkiye’nin bu büyüme verilerinin son çeyreğin açıklanması ile birlikte ekonomistlere göre tahmini olarak  3.1 büyüme görülüyor.Bu verilere göre son 10 yılda  en düşük büyüme hızını gösterdiği görülmüştür.2018 yılının sonunda ülke ekonomimizde ve uluslar arası ticaret de sıcak gelişmelere tanık olduk.Hükümetimizin ortaya koyduğu ekonomik program ve alınacak önlemlerin başarısı için iş dünyasının ve tüm ekonomik aktörlerin birlikte,mutabakatla ve kararlılıkla gereken adımları atması gerektiğine inanıyoruz.Özellikle finansal dalgalanmaların yaşandığı ve finansal kaynaklara yüksek maliyetle erişildiği ekonomik iklimlerde KOBİ’ler önemli ölçüde zarar görmektedir.KOBİ’lerin finansal kaynaklara kolaylıkla erişebilmesine ve bu işletmelerin yapısal olarak güçlendirilmesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.Tasarruf ve verimliliği arttıracak şekilde yeniden yapılanma ve ekonomik unsurların yanında sosyal ve teknolojik unsurları da kapsayan sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde yapılacak aksiyonlarla durumu fırsata çevirmek mümkündür.

AKGİAD başkanı olarak 2019 yılını nasıl görüyor ve değerlendiriyor sunuz?

“Çözümde görev almayanlar, problemin bir parçası olurlar” diyerek başlamak istiyorum. İş dünyası temsilcisi olarak  2018 yılının ardından 2019 yılından beklentilerimiz yüksek. Bu yüksek beklentilerin gerçeklemesi için ekonomimizin bir çıpaya ihtiyacı var. Bu çıpa, güçlü kurumlar ve kural temelli politika yapımıdır. Çoğu zaman ekonomideki sıkıntıların kur ya da faizlerdeki artışlar üzerinden değerlendirirsek de asıl meselenin istikrar olduğunu unutmamalıyız! Kendim de inşaat sektörünün içindeyim.  Bu nedenle konut satışlarının durmasının konut kredilerinin yüksek olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Konut kredilerine kısa süreli de olsa % 0.5 oranında destek verilirse inşaat sektörünün hareketleneceğine inanıyorum. Her şeyden önce,hukukun üstünlüğünün sağlandığı ve demokrasinin ve özgürlük alanlarının genişletildiği bir zemini sürekli geliştirmek gerekiyor.Ve Türkiye’nin yeni ekonomi hikayesinin tutarlı ve net bir şekilde yatırımcılara gösterilmesi gerekiyor.2019 yılında ekonomiye, 2018 den devrolan pek çok riskle girdik.Döviz cinsinden borçluluğumuz hala yüksek.Enflasyon oranı, uluslararası ortamların çok üzerinde.Döviz rezervlerimiz ise eskiye kıyasla daha düşük seviyelerde. 2018 Ağustos ayından bu yana kurda bir gerileme var ve istikrar sağlanmış durumda.Buna rağmen,kur hala önceki yıla göre %40 daha yüksek.Cari dengemiz, küçülmenin de etkisiyle açık yerine fazla vermeye başladı. Bankacılık sektöründe ise kredi daralması devam ediyor.Şirket bilançolarında oluşan hasarın giderilmesi zaman alacak. Mali disiplin ve para politikasında sıkı duruşun devamı,finansal istikrar için son derece önemli ve mutlaka 2019 yılında devam etmeli.Seçim arifesinde,büyükşehirlerimiz başta olmak üzere;yerel yönetimlerimizin sürdürebilirlik hedeflerini gözeten,dijital çağa uygun yaklaşımları benimsediğini görmek,önemli beklentilerimiz arasında yer alıyor.Sürekli yüksek katma değerli üretimi arttırmamız gerektiğinden bahsediyoruz.Yüksek katma değerli üretim yaparak Dünya’ya pazarlamak gerekiyor.Bunu yapabilmemiz için önce üretecek insanlar yetiştirmek lazım.İnsanları yetiştirmek içinde iyi bir eğitim sitemi lazım.Dış ülkeler ile rekabet etmek için evrensel bir eğitim sitemi gerektiğini düşünüyorum.Önümüzdeki seçimlerin bu hedeflerin gerçekleşmesi için bir başlangıç olmasını diliyorum.Bu vesile ile seçim sürecinin getirdiği rekabet ortamı içinde,toplumsal kutuplaşmanın keskinleşmemesi için üslupların karşılıklı saygı,hoşgörü  çerçevesinde gerçekleşmesini diliyorum. (Arif ARI)

Yorum Yapın