23 Haziran..

İmamoğlu 23 haziranda % 54 oy alarak, %9 üzeri ve 806 bin oy fark atarak 2.kez İstanbul BŞB Başkanı olmuştur.
Ekrem İmamoğlu vakası, 5-6 ay önce %15 insanın tanıdığı bir kişinin doğru bir dil, doğru bir ekip ve doğru bir programla neler yapabileceğini gösteren ve üniversitelerin siyaset bilimi bölümlerinde okutulması gereken bir vakadır. Ve bu nedenledir ki 23 haziran Türk siyasal tarihinde önemle yerini alacaktır.
23 haziranın çıkarımlarını sıralarsak;
1-23 haziran, kibirli, tepeden bakan, küçümseyen siyasetin iflas ettiği gündür.
2-23 haziran, 31 mart seçimlerinde İmamoğlu’nun kazandığı Belediye Bakanlığının YSK’ca iptal edilmesinin kamu vicdanında karşılık bulmadığının görüldüğü gündür.
3-23 haziran, siyaseten mağdur edilenlere ve hakkı gasp edilenlere Türk halkınca ergeç hakkının teslim edileceğinin görüldüğü gündür.
4-23 haziran seçmen iradesine müdahale edilemeyeceğinin, seçmenin buna müsaade etmeyeceğinin ve mutlaka karşılığını vereceğinin görüldüğü, demokrasinin kazandığı, milletin üzerinde hiç bir gücün olmadığı ve egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunun tescil edildiği gündür.
5-23 haziran, toplumun tek adam siyasetinden rahatsız olduğunun görüldüğü ve bu durumun sandığa yansıdığı gündür.
6-23 haziran, siyasette ideolojik propoganda ve söylemlerin yerini, toplumsal katmanların sosyolojik sorun, beklentilerinin analizleri, çözümleri, toplumun ne düşünmesinin enjekte edilmeye çalışılması yerine, toplumun tüm kesimlerinin beklenti ve ihtiyaçlarının doğru analiz edilerek onların çözüme kavuşturulmaya çalışıldığı projelerin üretildiği ve toplumun yeni bir siyaset dilini özlediği ve onun etkisininin sandığa yansıdığı gündür.
7-23 haziran seçmenin pontus vb ayrımcı söylemlerden rahatsız olduğunun ve bu dili reddettiği, buna sandıkta cevap verdiği gündür.
8-Siyasi manevralarla seçmenin kafasının karıştırılamayacağının ve seçmenin aklıyla alay edilemeyeceğinin görüldüğü gündür. ( 31 mart öncesi beka söyleminden terörist başı ve bebek katili Abdullah Öcalan’ın HDP’li seçmenin tarafsız kalmasıyla ilgili gönderdiği mektuptan medet umulması ile Ergenekon ve Balyoz davalarında “gizli tanık” olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kuran ve elinde yüzlerce asker ve vatandaşın kanı bulunan Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkarılarak “İmamoğlu’ na oy vermeyin..” demesinin çelişkileri ve yarattığı tepkiler..)
9-23 haziran, siyasetin dilinin değişmesi gerektiğinin görüldüğü ve Cumhur ittifakının negatif, saldırgan söylemlerine karşı İmamoğlu ile pozitif siyasetin galip geldiği gündür. ( Toplumun; bağıran, çağıran, kutuplaştıran, ötekileştiren, komşunun komşuya selam vermediği ve birbirinin yüzüne bakamaz noktaya getirildiği siyaset dili yerine, sevgi, saygı, hoşgörü, farklı inanç ve kimlikleri zenginliğimiz olarak kabul eden ve onları kucaklayan bir siyasetçi profilini esas alan siyaset dilinin yarattığı etki ) )
10-23 haziran, iktidarların tüm kanalları, kamu olanaklarını kullanmalarına karşın bir kaç kanal ve sosyal medya ile doğru bir kadro, planlama ve PR çalışması ile nasıl siyasal zaferlerin kazanabileceğinin görüldü gündür.
11-23 haziran, CHP Genel Başkanı Sn.Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere İyi Parti Genel Başkanı Sn.Meral Akşener, Sn.Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Sn.Canan Kaftancıoğlu’nun ve İyi Parti İstanbul İl Başkanı Sn Buğra Kavuncu’nın ‘Siyasette Ortak Aklın’ nasıl olması gerektiğinin ile ‘Strateji Yönetimi ve Stratejik Planlama’nın nasıl yapılması gerektiğini ve bunun sonuçlarının görüldüğü gündür.
ÖZETLE, 23 HAZİRAN HALKIN ZAFERİDİR.

Yorum Yapın